
Wakame Salata
若布 · wakame
Wakame’nin ne kadar eski olduğunu anlamak için vergi kayıtlarına bakmak yeterli. 701 tarihli Taihō kanunnamesi, Japonya’nın ilk yazılı hukuk düzenlemelerindendir ve deniz yosununu imparatorluğa vergi olarak ödenebilecek mallar arasında sayar. Sekizinci yüzyılın şiir derlemelerinde de wakame toplayan kıyı insanları geçer. Bu yaprak, Japon sofrasında bin üç yüz yıldır oturuyor.
Denizin altında da ormanlar vardır. Wakame 若布, soğuk akıntılarda güneşe doğru metrelerce uzayan kahverengi bir yosundur; adındaki waka 若 genç demektir, taze yaprağın körpeliğine işaret eder. Hasat edilen yosun önce haşlanır; o anda rengi kahverengiden zümrüt yeşiline döner, sonra tuzlanır ya da kurutulur. Miso çorbasının dibinde sessizce bekleyen de odur, pirinç kâsesinin kenarındaki de.
Salata hali bu kadim yaprağın en genç yorumudur: susam yağının derinliği, pirinç sirkesinin ferahlığı, üzerine yağmur gibi susam. Deniz mineralleri, iyot ve kalsiyum, yaprağın içinde hazır bekler.
İmparatora vergi olarak ödenen bir yaprağı bugün bir salata kâsesinde sunuyoruz. Zaman geçiyor; denizin cömertliği yerinde duruyor.